Şehir Tiyatrosunda ilk Brecht : Sezuanın İyi İnsanı

ŞEHİR TİYATROSU GEÇMİŞİ: BİR ASRIN İZİNDE Şehir Tiyatrosunda ilk Brecht : Sezuanın İyi İnsanı

SON DEYİŞ

Değerli seyirciler, kızmayın sakın!
Biliyoruz, böyle bitmemeli oyun.
Yolumuzu aydınlatan bir masaldı,
Elimizde bu acıklı sonuca vardı
Şaşkınız, uğradık umut kırıklığına;
Perde kapandı, karşılık verilmedi sorulara.

Size bağlı olsaydı yaşamamız,
Tiyatromuzun tadını çıkarmalısınız.
Gerçek şu ki: salık vermezseniz bizi dostlara,

Kilit vurmamız gerekir kapılarımıza.

Bir son bulamayışımız belki korkumuzdan;

Nasıl bitmeli dersiniz? - Bizimki olağan -

Kesemizi boşalttık gene bulamadık.
İnsan mı değişmeli, dünya mı?

Tanrılar mı yoksa? Ya da hiç mi olmasın Tanrı! Şaka değil, durumumuz gerçekten bitik.
Tek çıkar yol bu kargaşalıkta:
Bir de siz düşünün oturduğunuz koltukta.

Ne türlü yardım etmeli ki insanoğlu
İyi yaşasın ömrü boyunca?
Saygıdeğer seyirciler kendiniz arayın, haydi kendiniz bulun sonu

Güzel bir son olmalı; olmalı, olmalı!...

Bertolt Brecht ile tanışmamız hayata gözlerini yumduğu 1956 yılına rastlar. Adalet Cimcoz o yıl Brecht'in bazı yazı ve şiirlerini çevirerek “Seçilmiş Hikayeler” adlı dergide yayınlar. Aynı yıl Haldun Taner, Brecht'i Schweikart'ın Münih'te sahnelediği “Sezuan'ın İyi İnsanı” seyreder. Adalet Cimcoz 1956-57 yıllarında Taner'in önerisiyle bu oyunu Türkçeye çevirir, Taner de oyuna Brecht'in tiyatrosunu tanıtan ayrıntılı bir önsöz yazar . “Sezuan'ın İyi İnsanı” Brecht'in üç öyküsüyle birlikte Maya yayınlarından çıkar. Ancak çok geçmeden kitap “Komünizm Propagandası” yaptığı gerekçesiyle toplatılır ve hakkında dava açılır. Çevrilmiş bir oyunun oynanması da gerekir elbette. Oyun basılmadan önce o sıra da Devlet Tiyatroları'nın başında bulunan Muhsin Ertuğrul'a verilir. Muhsin Ertuğrul oyuna gereken ilgiyi gösterse de Devlet Tiyatroları'ında sahneleme imkanı bulamaz . 

Şehir Tiyatrosu'nun başında ise 1952 yılında Avusturya'dan gelen Max Meinecke vardır. Meinecke, 1958 yılında “Sezuan'ın İyi İnsanı”nın Şehir Tiyatrosu'nda oynanacağını açıklar. 6 Ocak 1958 tarihli Milliyet gazetesindeki haber şöyledir; “ İstanbul Şehir Tiyatroları yeni piyesler hazırlamaktadır. Dram bölümünde devam etmekte olan “Sahipsiz Tekne” üç hafta kadar daha oynayacak ve yerini, Adalet Cimcoz'un dilimize çevirdiği “Sezuan'ın İyi İnsanı” adlı piyesine bırakacaktır. 35 eşhas ve epik piyes estetiğinin en usta ve canlı örneği olan bu eserde, başlıca rolleri Sami Ayanoğlu, Müfit Kiper, Nedret Güvenç, Sami Arcıman ve Muhip Arcıman oynamaktadır. Eseri Meinecke sahneye koyacaktır”. Oyunun provalarına başlanır. Giysi ve dekorları hazırlanır. Ancak beş hafta prova edilen oyun İstanbul Belediyesi'nce “teknik”nedenlerden ötürü durdurulur . Bu teknik neden oyunun çevirisine “KomünizmPropagandası” yaptığı gerekçesiyle açılmış dava olabilir miydi? 4 Eylül 1958'de “Sezuan'ın İyi İnsanı” mahkeme tarafından temize çıkarılır ancak oyun yine de oynanmaz.

1959 senesinin Haziran ayında bir sene önce Devlet Tiyatrosu'ndaki görevinden alınan Muhsin Ertuğrul tekrar Şehir Tiyatrosu'nun başına getirilir. Ertuğrul, “çürümüş bir tekne”ye benzetilen Şehir Tiyatrosu'nu yeniden ayağa kaldırmak için harekete geçer. İlk ele aldığı iş, tiyatroyu geniş halk yığınları arasında yaşayabilir hale getirmektir. İstanbul'un çeşitli semtlerinde tiyatrolar açmaya çalışır, ucuz halk matineleri gerçekleştirir, yerli oyun sayısını arttırır, öğrenci gösterilerini yeniden programa alır ve tiyatroya gençlik aşısı yapar. Aralarında Tunç Yalman, Şirin Devrim, Nüvit Özdoğru, Zihni Küçümen, Hamit Akınlı, Ayla Algan ve Beklân Algan'ın bulunduğu gençleri Şehir Tiyatrosu ailesine katar. İşte bu gençlerden biri Beklân Algan ard arda oyunlar yönetmeye başlar Şehir Tiyatrosu'nda. “Tarla Kuşu”, “Sinekler”, “Macbeth”, “Fizikçiler” atıllıktan kurtulmaya çalışan Şehir Tiyatrosu'nun öncü ve yenilikçi anlatımı olan oyunları olur. 1963-64 sezonunda beş sene önce oynanması planlanan ancak çeşitli sebeplerle oynanmayan Brecht'in “Sezuan'ın İyi İnsanı” tekrar repertuvara alınır. Oyunun yönetmenliğini Beklân Algan yapmaktadır. Dekor ve kostümlerini yine Şehir Tiyatrosu'nda oynanmakta olan “Ah Baba Vah Baba Annem Seni Asmış Dolaba” adlı oyunun yönetmeni Dallas Tiyatro Merkezindeki “Repertory Company” sanatçılarından David Pursley, Müziklerini Mehmet Abut hazırlamaktadır. Zihni Rona (Wang), Ayla Algan (Shen Te ve Shui Ta), Ertuğrul Bilda (1.Tanrı), Mete Sezer (2.Tanrı), Kayhan Yıldızoğlu (3.Tanrı), Özdemir Han (Sun) baş rolleri paylaşırlar. Böylece Sezuan’ın İyi İnsanı ülkemizde profesyonel bir tiyatro tarafından oynanan ilk Brecht oyunu olur. Oyun oynanmaya başlamıştır ancak gerici basında oyun aleyhinde kışkırtıcı yazılar çıkmaya başlar. 23 Mart 1963 günü Tepebaşı Dram Tiyatrosu'nda oynanan matine sırasında bir grup genç sahneye çıkarak “Komünizm Propagandası” yapıldığı gerekçesiyle oyunu protesto ederler. Sahneye çıkarak oyuncuları kovalarlar, oyunun afişlerini yırtarlar ve tiyatronun camlarını kırarlar. O gün yaşananları oyunun oyuncularında Ertuğrul Bilda şöyle anlatır, “...Olay gecesi oyunun birinci bölümü bitmiş, 10 dakika ara verilmişti... Birden bir gürültü ile irkildim. Salondan sesler geliyordu. “Bu ne biçim piyes, üç tanrı olur mu?” diye bağırmalar duyuyordum. Odama koşan bir arkadaş, “Çabuk kaç buraya geliyorlar” dedi. Heycanlanmıştım. “Vurun, tutun” diye sesler iyice yaklaşmıştı. Bulunduğum yerin bahçe tarafına açılan penceresine baktım. Pek küçük, atlamak olanaksızdı. Ter içindeyim. Gürültüler, konuşmalar öyle yaklaşmıştı ki, tekrar pencereye koştum. Nasıl oldu; bu küçük yerden bahçeye nasıl uçtum, bilemiyorum. Kendimi toparlayınca gereken yerlere haberledim. Sonradan bu olayın muhalif kişilerce tertip edildiğini öğrendik” . Oyunda hadise çıkaranlar polis tarafından yakalanır. Yakalananlar arasında “Toprak” dergisini çıkaran İlhan Darendilioğlu ile dört Askeri Tıp öğrencisi, Gıda-İş sendikası başkanı, bir avukat ve doktor da bulunmaktadır. Olayı öğrenen bir grup üniversite öğrencisi de aynı gece saldırganları protesto etmek için Beyoğlu'ndan Taksim'e yürürler. Sıkıyönetim komutanlığı'da tüm bu gelişmeler üzerine oyunu ikinci bir emre kadar yasaklar. Ertesi gün oyunun yönetmeni Beklân Algan ve onbeşe yakın tiyatro sanatçısı bir basın toplantısı düzenleyerek şu açıklamayı yaparlar. “Bu oyun sahneden kaldırılmakla gericilere büyük bir taviz verilmiştir. Tiyatro gişelerine edilen telefonlarda şimdi sıra sizde şeklinde tehditler yapılmaktadır. Bilhassa şu noktanın üzerinde durulmalıdır. Sahneye çıkıp nümâyiş yapanlar şöyle konuştular: “Bu memleketi kurtarmak için önce sanatçıları ve düşünürleri öldürmeliyiz”. Soyunma odalarına Sıkıyönetim komutanlığı oyunun incelenmesi için bir bilirkişi heyeti oluşturur. Bu heyet oyunu seyredecek ve oyunun sakıncalı ya da iddia edildiği gibi “Komünizm Propagandası” yapıp yapmadığına karar verecektir. Heyet'te Ord.Prof.Dr. Sulhi Dönmezer, Prof.Dr. Cemal Tukin, Doçent Dr. Ayhan Önder'in yanısıra Belebiye başkan yardımcısı Kadri İlkay, Sıkıyönetim komutanlığı'ndan bir P.Yarbay ve altı Askerî Hâkim de bulunmaktadır. Heyet 25 Mart 1963'de oyunu seyreder. Oyun baştan sona oynanır. Oyun bitiminde tüm oyuncular selâm'a çıktıkları sırada oyunun yönetmeni Beklân Algan sahneye bir demet karanfil bırakır. Heyet oyun hakkındaki raporunu hazırlayarak Sıkıyönetim komutanlığına sunar. Rapor'un son paragrafı şöyledir; “...İşbu mucip sebeplerle yukarda kısmen özellikleri aksettirilen komunist propagandaya ait Türk Ceza Kanununun 142. maddesinde yer alan unsurlardan hiçbirisinin mevcut bulunmadığı kanaatine varılmıştır” .”Sezuan'ın İyi İnsanı” heyet raporu ile de temize çıkmıştır artık.

Ama oyunun çıkardığı yankı devam etmektedir. Karşıt görüşlü partiler, gazeteler, siyasiler oyunu kendi politikalarına alet etmeye devam ederler. Oyunda hadise çıkaranlar hakkında da takipsizlik kararı verilir. Sadece Askeri Tıp öğrencileri 21 gün hapis cezasına çarptırılırlar. Olayın elebaşı İlhan Darendelioğlu 1965 de “Komünizmle Mücadele Derneği” başkanı,1969 da Adalet Partisi'nden milletvekili seçilir. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının asılması için mecliste en çok çaba gösteren kişilerden biri olan Darendelioğlu, 1979 yılında bir suikast sonucu öldürülür.

26 Mart 1963 günü tekrar oynanmaya başlanan “Sezuan'ın İyi İnsanı” ilk kez profesyonel ve ödenekli bir tiyatro da oynan bir Brecht oyunu olması açısından tiyatro tarihimizde önemli bir yer tutmaktadır. Bu oyunun oynanmasını ve önemini Prof.Dr. Özdemir Nutku şöyle anlatır; “Bertolt Brecht'in “Sezuan'ın İyi İnsanı” adlı oyunuyla başarılı bir gösteri ortaya koyan tiyatro,Türk geleneksel tiyatro tekniği ile akrabalığı olan Epik Tiyatro denemesine girdiği için önemli bir adım atmıştır...Epik Tiyatro dramatik tiyatro karşısında bir “anti-Aristotelean” oyun tekniği getirdiği için Şehir Tiyatrosu'nda ilk kez denenmesi ilgi çekicidir...Bu oyun tekniği, temel noktalarıyla Türk geleneksel oyun tekniğine yaklaştığı için, bu oyunun Şehir Tiyatrsu'nda oynanması ayrıca bir önem taşımaktadır” . Bu oyunla artık Türkiye de Brecht oyunlarının önü açılmış ve bu yıldan sonra özel tiyatrolarda Brecht'in oyunlarını oynamaya başlamışlardır.